Kürtün gezisinde Gezi ve doğa noktası, Arkeolojik ve tarihî alan ve Kaynak ve şelale temaları bir arada görülebilir. Harşit Vadisi, Giresun Kalesi, Harşit Çayı, Erikbeli Vadisi ve Yukarı Kelkit Vadisi, ilçenin farklı yüzlerini tanımak için öne çıkan duraklardır. Rota oluştururken birbirine yakın noktaları aynı zaman diliminde toplamak, tarihî alanlara yeterli süre ayırmak ve açık hava duraklarını günün sıcaklığına göre planlamak geziyi daha dengeli hâle getirir.
Gezi ve doğa noktası
Harşit Vadisi
Başlangıçta yalnız Harşit Vadisi ve çevresi için kullanılan Kürtün ismi bölgede yaşayan Çepnilerin dağılım alanlarıyla birlikte daha geniş bir coğrafyayı temsil eder hale gelmiştir. Daha önce Kürtün kazası içinde yer alan Harşit Vadisi ve çevresinde yer alan köyler de idari yönden "Kürtün namıdiğer Tirebolu" ve "Yavabolu namıdiğer Görele" kazalarına taksim edilerek bu kazalara bağlı hale getirilmiştir. Harşit Vadisi, arazi biçimini, bitki örtüsünü ve çevredeki yürüyüş olanaklarını birlikte sunan bir açık hava rotasıdır. Parkurun uzunluğu, eğimi ve gölge durumu dikkate alınarak su, ayakkabı ve dönüş saati planlanmalıdır.
Arkeolojik ve tarihî alan
Giresun Kalesi
1301 ile 1427 yılları arasında Hacıemiroğulları Beyliği'ne bağlı bulunan Kürtün, 1479'da Osmanlı Devletine dahil edilmesinden sonra Trabzon Sancağı'na bağlı kaza konumuna gelmiş, özellikle 1486 tarihli Osmanlı tahrir defterinde Trabzon sancağına bağlı “Ze’amet-i Kürtün” adlı bir idarî bölge oluşturulmuş, Giresun Kalesi ve çevresi de nahiye statüsünde Kürtün'e bağlı bir yerleşim yeri olarak gösterilmiştir. Giresun Kalesi, savunma mimarisi ve yerleşim tarihi üzerinden Kürtün geçmişini okumaya yardımcı olan bir kültür durağıdır. Duvar, kapı ve çevre dokusunu birlikte görmek için yürüyüşe zaman ayırmak; açık alanlarda hava ve zemin koşullarını dikkate almak gerekir.
Kaynak ve şelale
Harşit Çayı
Bu kalenin günümüzde nerede olduğu bilinmemekle birlikte bugün Kürtün ilçesine bağlı Araköy köyü ile Demirciler köyü arasından Kürtün Barajına dolayısıyla Harşit Çayına dökülen, geçmiş tarihlerde "Cezere (Cizire-Jizire) Deresi" diye bilinen derenin çevresinde olabileceği düşünülmektedir. Kürtün bugün Gümüşhane iline bağlı bir ilçe statüsünde, Harşit Çayı kenarında, kuzeyde Giresun ili Çanakçı ilçesi, kuzeydoğuda Trabzon ili Şalpazarı ilçesi, Tonya ve Maçka ilçeleri, doğuda Gümüşhane ili Torul ilçesi, güneyde Giresun ili Alucra ilçesi ve batıda Doğankent ilçesi ile çevrilidir. Harşit Çayı, Kürtün çevresindeki su yollarını ve kırsal peyzajı izlemek için değerlendirilebilecek bir doğa rotasıdır. Akış hızı, kıyı güvenliği ve mevsimsel hava koşulları dikkate alınarak güvenli seyir noktaları tercih edilmelidir.
Gezi ve doğa noktası
Erikbeli Vadisi
Nitekim Cayra (Özkürtün)'nın kuzeyinde, bugünkü Süme Mahallesinde yer alan ve Erikbeli Vadisinden gelebilecek tehlikelere karşı yapılmış olduğu düşünülen Süme (Kotzauta) Kalesinin ve bugünkü Kürtün ilçe merkezinin kuzeyinde Yukarı Uluköy mahallesinde "Kaleyan" denilen yerde kalıntılarına rastlanan, gözetleme amaçlı yapıldığı düşünülen kalenin varlığı da bunu desteklemektedir. Erikbeli Vadisi, arazi biçimini, bitki örtüsünü ve çevredeki yürüyüş olanaklarını birlikte sunan bir açık hava rotasıdır. Parkurun uzunluğu, eğimi ve gölge durumu dikkate alınarak su, ayakkabı ve dönüş saati planlanmalıdır.
Gezi ve doğa noktası
Yukarı Kelkit Vadisi
yüzyıldan itibaren Batı ve Orta Karadeniz'de Sinop ve Ordu'ya yerleşen Çepnilerin bir başka kolu da Yukarı Kelkit Vadisini kendilerine yurt edinmişti. yüzyılın ikinci yarısının ortalarından yani 1370/1380'lerden itibaren Yukarı Kelkit vadisinde yaşayan Çepnilerin kuzeye doğru ilerleyip Harşit Çayı Vadisi boyunca Torul-Tirebolu arasına yerleştikleri, kışlaklarını da Orta Harşit Vadisinde, bugünkü Kürtün çevresine kurdukları bilinmektedir. Yukarı Kelkit Vadisi, arazi biçimini, bitki örtüsünü ve çevredeki yürüyüş olanaklarını birlikte sunan bir açık hava rotasıdır. Parkurun uzunluğu, eğimi ve gölge durumu dikkate alınarak su, ayakkabı ve dönüş saati planlanmalıdır.
Arkeolojik ve tarihî alan
Süme Kalesi
Güvenç Abdal Kürtün'e gelerek Süme Kalesi'nin batısında, bugün Kürtün ilçe merkezinin iki-üç km kuzeybatısında yer alan Taşlıca köyünün bulunduğu yere yerleşerek burada faaliyetlerine başlamıştır. Süme Kalesi, savunma mimarisi ve yerleşim tarihi üzerinden Kürtün geçmişini okumaya yardımcı olan bir kültür durağıdır. Duvar, kapı ve çevre dokusunu birlikte görmek için yürüyüşe zaman ayırmak; açık alanlarda hava ve zemin koşullarını dikkate almak gerekir.
Kaynak ve şelale
Harşit Çayı Vadisi
yüzyılın ikinci yarısının ortalarından yani 1370/1380'lerden itibaren Yukarı Kelkit vadisinde yaşayan Çepnilerin kuzeye doğru ilerleyip Harşit Çayı Vadisi boyunca Torul-Tirebolu arasına yerleştikleri, kışlaklarını da Orta Harşit Vadisinde, bugünkü Kürtün çevresine kurdukları bilinmektedir. Harşit Çayı Vadisi, arazi biçimini, bitki örtüsünü ve çevredeki yürüyüş olanaklarını birlikte sunan bir açık hava rotasıdır. Parkurun uzunluğu, eğimi ve gölge durumu dikkate alınarak su, ayakkabı ve dönüş saati planlanmalıdır.
Gezi ve doğa noktası
Orta Harşit Vadisi
yüzyılın ikinci yarısının ortalarından yani 1370/1380'lerden itibaren Yukarı Kelkit vadisinde yaşayan Çepnilerin kuzeye doğru ilerleyip Harşit Çayı Vadisi boyunca Torul-Tirebolu arasına yerleştikleri, kışlaklarını da Orta Harşit Vadisinde, bugünkü Kürtün çevresine kurdukları bilinmektedir. Orta Harşit Vadisi, arazi biçimini, bitki örtüsünü ve çevredeki yürüyüş olanaklarını birlikte sunan bir açık hava rotasıdır. Parkurun uzunluğu, eğimi ve gölge durumu dikkate alınarak su, ayakkabı ve dönüş saati planlanmalıdır.
Arkeolojik ve tarihî alan
Tirebolu'daki Bedreme Kalesi
yüzyılın ilk yıllarında Melik Ahmed Bey'in Kürtün beyi olduğu ve Tirebolu'daki Bedreme Kalesi’nin fatihi olduğu yazmaktadır. Tirebolu'daki Bedreme Kalesi, savunma mimarisi ve yerleşim tarihi üzerinden Kürtün geçmişini okumaya yardımcı olan bir kültür durağıdır. Duvar, kapı ve çevre dokusunu birlikte görmek için yürüyüşe zaman ayırmak; açık alanlarda hava ve zemin koşullarını dikkate almak gerekir.
Arkeolojik ve tarihî alan
Cezere Kalesi
{{olgu}} Cezere kalesinin günümüzde nerede olduğu bilinmemektedir. 1461'den itibaren bu bölgede kitleler halinde yaşayan Çepniler, idari merkezleri Kürtün (muhtemelen Cezere Kalesi) olmak üzere hüküm sürmüştür. Cezere Kalesi, savunma mimarisi ve yerleşim tarihi üzerinden Kürtün geçmişini okumaya yardımcı olan bir kültür durağıdır. Duvar, kapı ve çevre dokusunu birlikte görmek için yürüyüşe zaman ayırmak; açık alanlarda hava ve zemin koşullarını dikkate almak gerekir.