
MorSayfa Gezi Editörü 28.09.2026 Sivrihisar
Sivrihisar: Kayalıkların Eteğinde Ahşap Direkler, Saat Kulesi ve Eski Sokaklar
Sivrihisar Ulu Camii’nin ahşap taşıyıcılarından saat kulesine ve geleneksel sokaklara uzanan, İç Anadolu’nun az bilinen güçlü kent rotası.
Sivrihisar uzaktan önce kayalıklarıyla görünür. O sert kütlenin eteğinde, beyaz duvarlı evler ve ince sokaklar beklenmedik bir zarafet kurar. İlçe, Ankara–Eskişehir yolu üzerinde kısa mola verenlere kendini hemen açmaz; asıl hikâyesini otomobilden inip yürümeyi seçenlere anlatır.
Ulu Cami’ye girdiğimizde dışarıdaki kayanın sertliği yerini ahşabın sıcaklığına bırakır. Çok sayıdaki direğin oluşturduğu ritim, yapıyı yalnız ibadet mekânı değil, zamanın içinde kurulmuş bir ormana dönüştürür. Ceviz minberin işçiliği yakından bakmayı ister. Bu yapı bize anıtsallığın her zaman mermer ve büyük kubbelerle kurulmadığını; bazen ahşabın ölçüsü ve ustanın sabrıyla ortaya çıktığını gösterir.
Saat Kulesi’ne çıkan yol ilçenin ölçeğini değiştirir. Aşağıda sokaklar birbirine bağlanırken, ova ufka doğru açılır. 19. yüzyılın sonunda kayalık üzerine kurulan kule, kentin her yerinden görünmek için seçilmiş konumuyla zamanı mekâna sabitler. Rüzgârın güçlü olduğu bir günde burada birkaç dakika durmak, Sivrihisar’ın neden bu kayanın çevresinde şekillendiğini anlamaya yeter.
Aşağı indiğimizde kilimler, küçük dükkânlar ve yerel yemekler ilçeyi yeniden insan ölçeğine getirir. Sivrihisar bize göre yol üzerindeki “saklı yer” klişesinden daha değerlidir. O, ahşap bir camiyle çıplak kayayı, ince zanaatla geniş bozkırı aynı kadrajda buluşturur. Acele etmeyen ziyaretçi için bu karşıtlık, büyük şehirlerin gösterişli müzelerinden daha kalıcı bir deneyime dönüşebilir.