
MorSayfa Gezi Editörü 29.09.2026 Yahyalı
Kapuzbaşı’nda Kayadan Doğan Sular: Aladağlar’ın Gür Sesi
Yahyalı’nın Kapuzbaşı Şelaleleri’nde su tepeden düşmekten çok dağın içinden doğuyor; Aladağlar’ın sert kütlesi gürültülü ve serin bir vadiye açılıyor.
Kapuzbaşı’na yaklaşırken şelaleyi önce görmüyor, duyuyorsunuz. Yol vadinin içine kıvrıldıkça uğultu büyüyor; sonra suyun kayalık yüzeylerden doğrudan fışkırdığı beyaz çizgiler beliriyor. Bu görüntü klasik bir nehir düşüşünden farklı: Sanki dağ, içinde biriktirdiği suyu birden nefes gibi dışarı veriyor.
Yahyalı’nın Küçükçakır çevresindeki Kapuzbaşı takım şelaleleri beş büyük ve iki küçük şelaleden oluşuyor. Aladağlar Milli Parkı sınırları içindeki dik topoğrafya, suyun yüksekliğini ve sesini olduğundan da yakın hissettiriyor. Kayaların gri yüzeyi, ormanın yeşili ve köpüğün beyazı aynı karede güçlü bir karşıtlık kuruyor.
En sevdiğim an, ana bakış noktasından biraz uzaklaşıp su sesinin vadide nasıl dolaştığını dinlemekti. Serpinti havayı serinletiyor; zemin bazı bölümlerde ıslanıp kayganlaşabiliyor. Dağ yolları ve mevsim koşulları değişken olduğundan güncel erişim bilgisini resmî kaynaklardan kontrol etmek, gündüz saatlerinde yola çıkmak ve uygun ayakkabı kullanmak gerekir. Doğal alanın sınırlarına, güvenlik uyarılarına ve atıksız ziyaret ilkesine uymak burada özellikle önemli.
Kapuzbaşı, manzarayı sessizce seyrettiren bir yer değil. Su sesi düşünceyi bastırıyor, ölçeği bedende hissettiriyor ve insanı birkaç dakika boyunca yalnızca bakmaya zorluyor. Vadiden ayrıldıktan sonra bile kulağınızda kalan uğultu, Aladağlar’ın en kalıcı hatırası oluyor.